| 個人檔案Shin Seiki相片部落格清單 | 說明 |
|
|
10 August ÇaylakHer şey en başta çok normaldi. Ben küçük bir çocuktum, bir sirkte çalışıyordum, Michael da bana bakıyordu. Çok küçüktüm o zamanlar, filleri temizlemek en sevdiğim işti. Büyüdükçe gösterilerde çıraklık yapmaya başladım. Artık Micheal kendi başımın çaresine bakabileceğimi düşündüğü için ara sıra sirkten uzaklaşıp kendi deyimiyle bazı özel işleriyle ilgileniyordu. Bir süre ne umursadım ne de merak ettim bu özel işleri. Her ne kadar gösterilerde çıraklık yapsam da hala aklı hiç bir şeye ermeyen bir çocuktum ben.
Yavaş yavaş büyümeye devam ettim, sirkimiz bir o şehir bir bu şehir dolaşıp gösteriler yapıyordu. Ben 13 yaşıma gelmiştim, artık çıraklıktan çıkmak üzereydim. Bıçak kullanmada ustalaşıyordum gittikçe, seyirciler benim yaşımda bir çoçuğun 20 adımdan hedefi tam ortadan vurduğunu görünce deliler gibi tezahürat yapıyorlardı.
Atıcılıktaki becerilerim kadar akrobatik alanda da ustalaşmıştım, havada taklalar atıp yere konmak benim için yürümek kadar doğaldı neredeyse.
Kısacası küçüktüm, sirkteydim, aklım hiç bir şeye ermiyordu ve mutluydum...
15 yaşıma doğru artık Michael sürekli sirkten uzaklaşır olmuştu, benimle ilgilenmediği için üzüldüğümü düşünebilirsiniz, babam yerine koyuyordum onu ve babamın ilgisini kaybetmek o yaşta beni üzüyordu. Michael'ın beni hala sevdiğini biliyordum yine de, en azından kendince yokluğunu affettirebilmek için bana her geri döndüğünde hediyeler getiriyordu. Hediyeler getiriyordu getirmesine ama bazen hırpalanmış bir şekilde geri dönüyordu ve günlerce yataktan çıkamıyordu.
Ne olup bittiğini öğrenmem gerektiğine karar verdim. Biraz çelimsiz bir çoçuktum aslında fazla dikkat çekmek istemezsem kendimi kolaylıkla sirkteki çadırların karavanların veya sağda solda duran sandıkların arasına gizleyebilirdim ve hiç kimse ben istemediğim süree beni farketmezdi. bir gece Michael bana bir kaç hafta için uzaklaşacağını söyledi kendisinden bir şeyler isteyip istemediğimi sordu. İçimden geçen "Michael ne işler çeviriyorsun" sorusunu zor bastırdım. Bu soruyu sorarsam cevap alamayacağımı biliyordum çünkü. Eğer bu sorunun cevabını istiyorsam bunu kendim bulmalıydım.
Michael'ın sirkten ayrılacağı gün ben de eşyalarımı hazırlamıştım. Bir kaç günlük yiyecek, siyah ve hafif bir cüppe, Micheal'ın bana 14 yaşıma geldiğimde hediye ettiği uzun bıçak ve gösterilerde kullandığım bir kaç dandik bıçağı alarak Michael'in ardından yola koyuldum.
Gölgelerden gölgelere kayarak Michael'ı takip etmeye başladım. Kalbim güm güm atıyordu. Kaç senedir tanıdığım baba dediğim adamı takip ediyordum, heyecanlanmamı gerektiren bir şey yoktu aslında...
Ne kadar da yanılmışım. O gece hayatımın değişeceğini bilsem yine de Michael'ı takip eder miydim acaba sorusuna bugün bile cevap veremiyorum.
|
|
|